Ağızdaki yumuşak dokularda, dişetlerinde veya çene kemiğinde bulunan kist ve tümörler, çene ve diş kırıkları, çene kemiğine gömülü dişler, dudak-damak yarıkları ve travma gibi sebepler ile oluşan deformasyonlar Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi alanına girmektedir. Yüz anomalileri ile de ilgilenen çene cerrahisi, kişide hayat standartlarını düşüren, yeme bozukluğuna yol açan alt üst çene uyumsuzlukları, dudak yarıklıkları gibi hastalıklarla ilgilenmekte ve bu rahatsızlıkları tedavi etmektedir. Bu alanın en çok başvurduğu tanı koyma araçları periapikal ve panoramik röntgen filmleri ve tomografilerdir. Bu tedavilerde başarı oranı diğer uzmanlık alanları ile de (ortodonti, protez) uyumlu bir şekilde çalışılması sonucunda mümkün olmaktadır. Cerrahi operasyonlarda lokal anestezi kullanıyor olup tedavi planlaması sırasında hastanın psikolojik durumu, endişe ve korkuları, hastalık geçmişi ve ondan alınacak olan geri dönüşümler de önemli bir rol oynamaktadır. Günümüzde bu temel ana bilim dalının kapsamına giren en önemli işlemlerden biri de implant cerrahisidir.
Sürme zamanı geldiği halde çene kemiği içinde kalıp normal konumunu alamayan dişlere gömük dişler adı verilir. En sık olarak 20 yaş (akıl) dişleri gömük kalmaktadır.Bunları takiben kanin yani köpek dişleri sık olarak çene kemiği içerisinde gömülü kalabilmektedir.Gömülü kanin dişleri genellikle üst ön bölgedeki kesici dişlerin köklerinde erimeye veya diş dizisinde bozukluğuna yol açabilmektedirler.Bazı durumlarda gömülü kanin dişleri Ortodontik tedaviyle olması gereken konumlarına sürdürülmektedir.Fakat bunun mümkün olmadığı durumlarda diğer dişlere zarar veriyorsa çekilmeleri gerekmektedir.
1- Çürük: 20 yaş dişleri konum olarak çok geride oldukları için ve genellikle düzgün doğrultuda süremedikleri için temizlik ve bakımları daha zor ve bu sebeple çürümeleri daha kolaydır. Bu dişler çürüdükten sonra ise çok geride olmalarından dolayı tedavileride zordur.ayrıca diğer dişlerden çok daha değişik olan kök kanalı yapıları sebebiyle kanal tedaviside çoğu durumda uygulanamamaktadır.Bu sebeplerden dolayı çürük sonucu oluşabilcek ağrı, abse ve Ağız kokusu gibi durumları önlemek amacıyla çekimleri tercih edilmektedir.
Çenelerde dişlere bağlı ve dişlere bağlı olmayan sebeplerle kistler görülebilmektedir.Kistler çene kemiğini eriterek madde kaybına ve çene kemiğinin zayıflamasına sebep olurlar.tedavi edilmediklerinde ilerleyerek çenelerde kırıklara, estetik ve fonksiyonel bozukluklara neden olurlar.Zamanında teşhis edilebilmeleri için diş hekimize 6 ayda bir panoramik röntgen çektirerek muayene olmanızda fayda vardır.Kliniğimizde bu tip kistlerin öncelikle tanı amaçlı ufak parçalar alınıp histopatolojik incelemesinden sonra gerekli tedavileri yapılmaktadır.
Bazı durumlarda kanal tedavisi dişlerin kök uçları ve çevresindeki lezyonların iyileşmesi için yeterli olmamaktadır.böyle durumlarda endodontik cerrahi ile diş köklerinin ucundaki enfekte dokular basit bir operasyonla temizlenmektedir.
İmplant tedavisi, eksik dişlerin yerine fonksiyonel ve estetik amaçlarla titanyumdan yapılmış yapay diş köklerinin yerleştirilmesi işlemidir. Genellikle 8 mm ila 16 mm uzunluğunda ve 3 mm ila 5 mm çapında olan bu silindirik titanyum vidalar, çene kemiğine yerleştirilerek sabit bir diş yapısı oluşturur. Çene kemiğinde yeterli yoğunluk ve hacim mevcut olduğu sürece implant tedavisi başarıyla uygulanabilir. Tek diş eksikliklerinde, geleneksel köprü protezlerinde olduğu gibi yan dişlerin kesilmesi ve şekillendirilmesi gerekir. Ancak implant uygulamalarında yan dişlere herhangi bir müdahale yapılmaz. Bu, implant tedavisinin en büyük avantajlarından biridir. Ayrıca tam dişsizlik durumlarında kullanılan hareketli protezler, dil ve kasların etkisiyle kayabilir veya oynayabilir. Bu durum, rahatsızlık verici bir hale gelebilir. İmplant tedavisiyle, dişsiz çenelere uygun sayıda implant yerleştirilerek sabit ve doğal görünümlü protezler elde edilir. İmplant uygulaması, çene gelişimini tamamlamış ve genel sağlık durumu iyi olan bireylere yapılabilir. Ancak, hastanın çene kemiği hacmi ve yoğunluğu tedavi için uygun olmalıdır. Çene kemiği yetersiz olan hastalarda öncelikle kemik grefti gibi yardımcı işlemler yapılabilir. İmplantların ömrü hastanın genel sağlığı, ağız hijyeni ve düzenli kontrollerine bağlıdır. Doğru bakım ile 30 yıl veya daha uzun süre ağızda kalabilirler. Bilimsel araştırmalara göre, implant tedavisinde başarı oranı %90 ile %100 arasında değişmektedir. Ancak, her tıbbi müdahalede olduğu gibi implant tedavisinde de %100 garanti vermek mümkün değildir. Bir implant operasyonu, lokal anestezi altında yaklaşık 30 dakika içinde gerçekleştirilir ve tamamen ağrısızdır. İşlem sonrası hafif şişlik veya hassasiyet görülebilir, ancak bu durum genellikle 3 gün içinde geçer. İmplantlar yerleştirildikten sonra kemikle tam uyum sağlaması için 3 ila 6 ay beklenir. Bu süreçte, gerekli görülürse geçici protezler kullanılabilir. Kalıcı protezler ise kemik ile implantın tamamen birleşmesinden sonra takılır. İmplant tedavisi, diğer diş tedavilerine kıyasla daha maliyetli olabilir. Bunun nedeni, implant parçalarının yüksek teknolojiyle üretilmesi ve genellikle ithal edilmesidir. Ancak, uzun vadede sağladığı dayanıklılık ve konfor göz önüne alındığında bu maliyet haklı bir yatırım olarak değerlendirilir.

Gömük diş operasyonları:
20 yaş dişlerinin çekilmesini gerektiren durumlar nelerdir?
2- 2. büyük azı dişine etkileri: 20 yaş dişleri genellikle düzgün pozisyonda süremedikleri için çevrelerindeki besin artıklarının birikimiyle veya yanındaki büyük azı dişine uyguladıkları basınçla komşu diştede madde kaybı ve çürüklere sebep olabilmektedirler.Bu şekilde zarar verebilme potansiyeline sahip 20 yaş dişlerininde çekilmeleri gerekmektedir.
3- Perikoronitis: (çevre dişeti inflamasyonu) 20 yaş dişleri kısmen gömük kaldıkları durumlarda üstündeki dişetiyle arasında biriken bakterilerin yol açtığı bir enfeksiyon gelişebilir.Bu esnada yüzde şişme,ağız açmada zorluk,ağrı,Ağız kokusu,lenf bezlerinde şişlik ve ateş gibi durumlar görülebilir.
4- Dişlerde çarpaşıklık: 20 yaş dişleri normal pozisyonda süremediklerinde, sürme esnasında dişlere uyguladığı basınç sebebiyle diğer dişlerdede hareketliliğe yol açabilir ve diş dizisinde çarpaşıklık gibi durumlara rastlanabilir.
5- Ağrı: 20 yaş dişleri normal pozisyonlarında süremediklerinde yan dişlere uguladıkları basınçla ağrıya yol açabilmektedirler.
6- Kist oluşumu: 20 yaş dişleri tam olarak gömülü oldukları veya kısmen gömülü oldukları durumlarda bazı hastalarda kist oluşumuna sebep olabilmektedirler.Bu durum muayene esnasında hekiminizin çekeceği panoramik röntgenle teşhis edilebilmektedir.
7- Yanak ısırma: çok sık rastlanılmasada 20 yaş dişleri genelde normal pozisyonda süremediklerinden hastalarda yanak ısırma ve mukozada yaralanma şikayetlerine sebep olabilmektedir.Böyle durumlardada 20 yaş dişlerinin zaten normal fonksiyon görmediklerinden alınmaları uygundur.Kist operasyonları:
Endodontik cerrahi:

Diş implantları: (Diş ekimi):
İmplant Tedavisi Nedir?
İmplant Tedavisinin Avantajları
İmplant Tedavisinin Sağladığı Faydalar
Kimler İmplant Tedavisi Yaptırabilir?
İmplantların Ömrü
İmplant Uygulaması Nasıl Yapılır?

İmplant Tedavisinin Maliyeti